Makale

ÖMER YILMAZIN KALEMİNDEN--TOPLUMSAL DUYARLILIK

TOPLUMSAL DUYARLILIK Vatanımızın ve devletimizin sunduğu bunca nimet ve hizmetlerde olabildiğince faydalanıyor ve faydalanmaya da inşallah devam edeceğiz

ÖMER YILMAZIN KALEMİNDEN--TOPLUMSAL DUYARLILIK
TOPLUMSAL DUYARLILIK Vatanımızın ve devletimizin sunduğu bunca nimet ve hizmetlerde olabildiğince faydalanıyor ve faydalanmaya da inşallah devam edeceğiz. Bu bizlerin en doğal hakları bundan hiç şüphe elbetteki yok. Ancak bu nimet ve hizmetler sınırsız mıdır? Hayır sınırsız olması mümkün değildir, olamazda. Sınırlı ve geleceğe de sirayet etmeli ve bunu hiç aklımızdan çıkarmamalıyız. Bu nedenle kaynakları, imkanları, fırsatları kullanır ve değerlendirirken iyi düşünmeli ve savurganlık ile hoyratlığa, disiplinsizliğe, başıboşluğa ve sorumsuzluğa meydan vermemeliyiz. Bu konuda bunlara tevessül etmediğimiz gibi de edenleri de uyarmalı ve dikkatlerini çekmeliyiz. İşte bu noktada biz toplum olarak yeterli miyiz acaba? Hiç sanmıyorum. Ne yazık ki çevremize baktığımızda parklar ve toplumun ortak kullanımına sunulan kaldırımlar, köprüler vb. Yerlerdeki davranışları gözlemleyip bu yanlış ve acı gerçeğe çokça şahit oluyoruz. Parkta oturup çekirdek çıtlatıyor ve çıtlattıkları çekirdeği hiç çekinmeden yerlere atıyor. Atıyor da bunu kim temizleyecek? Oturduğu bankın önü arkası çekirdek kabuğu, bir başkası içtiği kola şişesini hemen yanı başında duran çöp kovası yerine yere atıyor. Bir başkası çöpleri poşetleri çöp kovası değilde hemen ayağının dibine atıp geçip gidiyor. Sonra parkımız kirli, yolumuz çöplerle dolu, köprümüz kaldırımımız toz toprak ve pislik içinde kalıyor. Peki bunu hak ediyor muyuz? Bu “çöplerimizi görevliler var onlar toplasın” şeklindeki bir savunma ile bu çirkin ve yakışıksız hareketler,davranışlar geçiştirilemez. Oysa biz temizlik imandandır felsefesini taşıyan bir toplumuz. Bu temizlik, beden temizliğim izden tutunda ev, işi, çevre, bağ, bahçe, park, yol, kaldırım gibi türlü alanlarımızı içine alan bir uygulamadır. Kendimiz için, geleceğimiz için bu konulara azami dikkat ederek dedelerimizden babalarımızdan aldığımız bu güzelim vatanımızın emanetini, bizden sonraki gelecek nesillere yüzümüzün akı ile bozmadan yıpratmadan temiz ve yaşanabilir olarak teslim etmeliyiz. Yaşadığımız alan ve dünyayı daha güzel yapmakta birbirimizle yarış halinde olup, bu konu beni ilgilendirmez diyenlere de gerekli uyarı ve ikazı yapmaktan da hiç bir zaman geri durmamalıyız.