Makale

Ömer Yılmaz'ın Kaleminden--Taziye Evi

Taziye Evi Toplumsal birlikteliğimizin olmazsa olmazlarının biride hiç şüphesiz iyi ve kötü günde birbirimizin yanında yanı başında olmamızdır

Ömer Yılmaz'ın Kaleminden--Taziye Evi
Taziye Evi Toplumsal birlikteliğimizin olmazsa olmazlarının biride hiç şüphesiz iyi ve kötü günde birbirimizin yanında yanı başında olmamızdır. Buna en güzel örneklerden biride vefat eden akrabamız,komşumuz,arkadaşımız yada tanıdığımızın defin işlemlerine iştirak etmemiz ve taziyesine gitmemizdir. Evet bu vazifemiz hem dinimiz açısından bir ulvi emir ,hem töremiz açısından, hemde insani açıdan bir görevimizdir. Zira mademki ölüm var hepimiz bu köprüden geçeceğiz bu gün ona yarın da bize o bakımdan da çok büyük bir önem arz etmektedir .Yarın cenazemizin yalnız kalmasın istiyor isek çoluk çocuklarımıza teselli verecek birilerinin bulunmasını taziyemiz de istiyor isek bizde bu günlerde bu görevlerimizi ihmal etmeden yapmalıyız ve bu görevi dikkat ederek geçiştir memeliyiz Ben gitmesem de olur, nasıl olsa başkaları giderler gibi bir yaklaşım asla doğru bir yaklaşım değildir olamazda . Bunun yerine ben yoksam kimse yok yaklaşımını sergileyip şart ve koşullarımızın elverdiğince cenazede ve taziyede bulunmaya gayret etmeliyiz. Ancak Bunları yaparken de ölçüyü ve tartıyı karışmamaya dikkat etmeliyiz. Son zamanlarda gerek cenazenin defni sırasında gerekse daha çok da taziye çadırında otururken adeta orasını bir kahvehane ,kıraathaneye çevirmeden, hararetli tartışma ortamına girmeden, yüksek sesle bağırıp çağırmadan, saatlerce oturarak insanları, taziye sahiplerini bezer eder hale getirmemeliyiz. Taziye yerini hoş sohbete dönüştürmeden süreyi iyi ayarlamalı yeni gelenlerin oturmasına imkan verecek şekilde ve sürede kalkmalıdır. Kalkmadan önce de konuşulacak ise geliş amacımıza uygun ,rahmetlinin iyi ve faydalı işleri , yaşantısındaki ibadet ve yaptığı bilumum hayır ve hasenetleri gibi güzel yönlerinden bahsedilmeli ona rahmet ve dua salınmalıdır. Diğer taraftan da taziye yerini bir lokanta, çay evine çevirmeden sünnete riayet edilerek , orada yemek yeme yerine, oraya yemek getiren komşu ve tanıdık olmalıyız. Ne o öyle cenaze evinde pide yemek, mezarlıktan dönünce sanki gelenler misafirliğe gelmişcesine pide ikram etmek, nerede yazıyor bunlar ve neden böyle bir işe ihtiyaç duyulur anlaşılır gibi değil. Taziye sahiplerini acılarını unutturup yemek derdine düşüren bir pozisyon neden yaratırız durumu müsaitmi, değilmi, soran yoktur. Bu yanlış sakıncalı bir uygulama yada adet her neyse ney ama yanlış mı yanlış. Bu noktada mahallede bulunan kanaat önderleri hatırı sayılan büyüklerimiz, imamlarımız ve bu konuda sorumluluk hissedenler buna bir dur demeli bu sakıncalı ve sünnete ve töremize aykırı uygulamaya son verecek tedbir alınmalı ve gerekli tavsiyeler yapılmalıdır. Komşu ve ilgililer de bu tavsiyelere ve yönlendirmelere kulak vermeli ve yemek israfına da meydan vermeden komşuları ve akrabaları tarafından üç gün süre ile taziye sahiplerinin bu konudaki ihtiyaçları giderilmelidir. Ayrıca taziyeye gelen ve Kuran-ı Kerim okumasını bilenlerce de kalkmadan önce bir kaç ayeti kerimenin okunması ve sonunda merhuma birer Fatiha salınmasından güzel ne olabilir. İşte taziye evine ve taziye adabına yakışacak en güzel davranışta bu olmalıdır.