Makale

ÖMER YILMAZ'IN KALEMİNDEN--ŞEHİTLİK

Şehir mezarlığına ilerliyorum

ÖMER YILMAZ'IN KALEMİNDEN--ŞEHİTLİK
Şehir mezarlığına ilerliyorum. İlk karşıma çıkan şehit mezarlığı buranın sağ tarafından sıra sıra şehitler yatıyor. Sol taraftan ise her şehit için dikilen bir fidan. Buraya varmadan önce ise bir anıt ve bu anıtta şehitlerin isimleri yazılı ve göklerde dalgalanan bayrağımız var. Nasılda yakışmış buraya gururun, cesaretin, vatan sevgisinin,imanın,bağımsızlığın sembolü olan şanlı bayrağımız.   Şehit mezarlarının hepsi yapılı üzerlerinde aynı ölçüde birer şanlı bayrağımız asılı ve mezarlarda isimleri şehit oldukları tarih ve yer yazılı. Bu yazıları okuyunca gözümden akan yaşlara hakim olamıyorum. Hepsi gencecik kuzular vatan için vatan uğruna kara toprağa düşmüş alnı öpülesi şehitlerimiz.Akif’in dediği gibi bir hilal uğruna ya rabbi ne güneşler batmış. Ancak içimi bir başka duyguda yakmıyor değil yani, kendi kendime diyorum kendi vatanımda kendi toprağımda ki bu kalleşlik nedir. Bu ihanet bu alçaklık nedendir. Hepsinin ayrı ayrı hikayeleri mutlaka vardır. Bu ana kuzuları sadece ana babalarını acıya boğmadı tüm milletimizde hiç şüphesiz yürekten yaralandı. Bu duygu ve düşüncelerle bir o şehit mezarında, o birine gidip dua okumak ve hiç bir mezarı ziyaret etmeden geçmemeye gayret ederek ziyaretlerimi tamamlamaya çalıştım. Ve bildiğim tüm duaları bir yandan okurken diğer yandan da bunlar şehit duaya ihtiyaclarının olacağını sanmıyorum, aslın da benim bunların yüzü suyu hürmetine af dilemeyelim diyede düşünüyordum. Bunda da hiç haksız değilim. Çünkü sorgusuz sualsiz cennete gidecek olan onlar. Ya biz, bizim halimiz perişan, işimiz zor ki zor.   Ziyaretimi tamamladıktan sonra, sıra sıra dizili bayraklar ve altında yatan bu şehitlerimize bir de asker selamı vererek orada bedenim ayrılsa da ruhumu bırakarak gözü yaşlı ayrıldım. Bize bu açıyı yaşatanları lanetliyor ve kutsal vatanımız aleyhine çalışanlara fırsat ve imkan vermemesini Mevla’dan niyaz ediyorum.   Ömer YILMAZ