ÖMER YILMAZ'IN KALEMİNDEN--PAZAR YERİ
Pazar yerleri insanların alışveriş yaptıkları ve ihtiyaçlarının giderildiği istisnai yerlerdir
Pazar yerleri insanların alışveriş yaptıkları ve ihtiyaçlarının giderildiği istisnai yerlerdir. Burada özellikle dar gelir grubu ile orta gelir grubunun en uğrak yeri ve olabildiğince kalabalıktır. Burada ki bereket ve hikmetin sırrına sual olmaz
Pazarda kalabalık ve alış veriş trafiğini seyrettikçe insanoğlu ister istemez aklına bu kadar insan nasıl doyuyor üstelikle enva i çeşit mahsul sunularak bu iş nasıl oluyor diye. Bunca ürün ve mahsul bitmeden tükenmeden buralara geliyor ve alıcıların arzına sunuluyor. Nedir bunun sihri ve hikmeti ; Bir düğün yapacak olsan çağıracağımız 300-500 kişiyi nasıl doyuracağız diye haftalarca plan yapıp hazırlık yapıp dururuz. Dünya genelinde 7.5 milyar insan her gün birden fazla öğün ile doyuruluyor. Bu ne kadar büyük bir mucize değil mi? Pazar yerlerinde ki bu görüntü insanı bu noktada ürpertiyor; Ya Mevla bu ürünleri vermezse sebzeleri oldurmaz şu tahılları bitirmese bizim halimiz nice olur, ne yer ne içeriz. Allah’a şükür iki kuşaktır belkide üç kuşaktır kıtlık ve yoklukla karşılaşmadık inşallah da bundan sonrada hiç bir zaman karşılaşmayız da bu imtihana tabi tutulmayız. Bu imtihanın sıkı bir imtihan olduğunu tahmin etmek hiç de zor olduğunu sanmıyorum.
Büyüklerimizde mutlaka dinlemiştiriz. yokluk ve kıtlık yıllarında aylık otuna bu ot ki en zor topraktan sökülen bir cinstir söküp ateşten kavurup öyle yağla falan da değil sadece ateşten kavurup yediklerini. Bununla öğünler ve günler geçirdikleri ve çekilen çilelerle ilgili anlatılanlar hale hafızamızdadır. Yine eski resimlerde sıkça gördüğümüz pantolon, çeket ve paltoların üzerindeki yamanın üzerine, yama yapılan giyisileri, ayağında ayakkabı olmadan oynayan ve okula öyle giden çocukları, köyde sadece bir tane bulunan ve şehere gidince ödünç alınıp giyilen giysileri ile ilgili hikayeleri. Bunlar bizden bir iki kuşak önce yaşayan baba ve dedelerimizin yaşadıkları gerçeklerdir. Şimdi bize nasıl yanı gibi bunlar hikaye gelebilir ama ne yazık ki bu sıkıntılar yaşanmış acı gerçekler olarak tarihimizde yerini almıştır.
Şimdi Allah korusun böyle bir durumla karşılaşacak olsak vay halimize, alışmadık bu yokluklara, görmedik bu yoklukları, yediğimiz önümüzde yemediğimiz arkamızda misali; Bunları da unutmadan yaşayalım. Halimize sonsuz şükür edip, nimetlerin kıymetini bilirken, bunların sınırsız ve sonsuz olmadıklarını da asla unutmayalım.
Ömer YILMAZ







