Makale

ÖMER YILMAZ'IN KALEMİNDEN--ÖMER KÜÇÜK ANISINA

ÖMER YILMAZ'IN KALEMİNDEN--ÖMER KÜÇÜK ANISINA

ÖMER KÜÇÜK ANISINA

 

Şu dünya ne kadar boş, biz insanoğlu acaba neyin peşindeyiz. Buna çabamız ve gayretimiz ile savunduğumuz dünyada neyiz neresinde ne kadar varız.

 

Her gün aramızdan ayrılanlara şahit oluyoruz birer birer,ikişer ikişer günbegün ayrılıp göçüp gidiyor,geriye koca bir ömürde geçirdiği acı tatlı anılar bırakarak çoğu zaman hemen hemen her giden fani dünyadaki işini bitirmemiş bir çok işi yarım kalmış oluyor ne yazık ki. Yada aslında bu bize böyle geliyor zira hiç ölmeyecekmişiz gibi başımıza bir çok iş açanda yine bizleriz.

 

İşte bu noktada daha genç yaşta sayılacak bir dostumuzu/akrabamızı/arkadaşımız Ömer KÜÇÜK‘ü de vakitsiz kaybettik. Onun acısını yüreğimizde yaşarken hastalık ve vefatına kadar geçen sürecin bir çırpıda geçtiğini, daha bir çok dost ve arkadaşının, akrabasının hasta bile olduğunu tam duymadan aramızdan ayrıldı gitti. Ömer ile çocukluk, okul yıllarımız birlikte geçti. Birlikte askere gittik askerde de ne hikmetse gittiğimiz gurupta ayrı kaldık başka bir bölgeye gitti.

 

Ömer daha ilkokul çağından itibaren babasının matbaasında çıraklık yaptı yani çocukluğunu yaşadığını tam söyleyemem. Zira Ömer ile oynadığımız bir top, bir sulu değnek, bir derede yüzme yada göz yumma ( saklambaç ) hatırlamıyorum. Yine bir çember çevirme yada develeme ( topaç ) çevirmeyi de ne yazık ki hatırlamıyorum. Peki neyi hatırlıyorum.

 

Ömer okula gelir üstü başı düzgün cebinde parası olan, kitap alan, sürekli okulda Memiş diye bir arkadaşının sattığı kitapları alır ve bu kitapları da ondan alır hep okurdum. Sonrada okuldan çıktığı gibi matbaaya gider çalışırdı.

 

Daha çocuk yaşta iken nerede ise kalfa ve usta olmuştu. Matbaada kısmi iş hayatı sayılan piyasada erken olgunlaşıp erken büyümek zorunluluğu vardır. Ömer de babasının dükkanı olmasına rağmen öyle oldu erken olgunlaştı ve erken büyüdü.

 

Liseden sonra mesleğine devam etti babasının adını ve işini kardeşleri ile sürdürdü. Kardeşlerinin tek tek ayrılmalarını müteakip dükkanını yeniden ayağa kaldırmasını da bildi. Ömer’in küçük kardeşinin vefatı kendisini ziyadesi ile üzdü. Buna çok üzülmüş üzüntüsünü içine atarak pek dışarıya belli etmemeye gayret etti. Ömer başarılı bir esnaf ve baba oldu çocuklarını okuttu iş güç

sahibi yaptı. İşlerini düzene koydu. Demek ki Ömer ‘in acelesi varmış da tam bu işleri tamamladı da aramızdan ayrıldı.

 

Artık Ömer de diğer aleme göçenlerin arasına katıldı. Gurbet ne de zor daha plan yapıyordum ki izine geldiğimde dükkana gidip görüşelim, dertleşelim. Ne yazık ki nasip olmadı. Ömer kadirşinas bir arkadaş ve dostu, covit belası ile hastanede yatarken beni telefonla arayıp geçmiş olsun dileklerini iletmiş halimi hatırımı uzun uzadıya sormuştu hala kendine özgü ses tonu kulaklarımı çınlatıyor. Birde gardaş diye hitabı var ki ta yürek de gelirdi. Kısaca bu alemde bir Ömer geçti. Şimdi sıra bizlere geldi yolun açık olsun Ömer mekanın cennet olsun, sen sıranı savdın vay bizlerin haline.