ÖMER YILMAZ'IN KALEMİNDEN--KIŞ
Hayatımızda bir çok mevsim görüp geçirmekteyiz
Hayatımızda bir çok mevsim görüp geçirmekteyiz. Bu mevsimler bir lütuf biz insanlar ve canlılar için hayati önem arz etmektedir. Bir bakımdan monoton olan günlerimize bir renk katmakta ise de asıl yaşamımızın olması olmazlarıdır.
İçinde bulunduğumuz kış mevsimi bu bakımdan da farklı bir yeri bulunmaktadır. Kış mevsim olarak zorlu geçse de evsiz barksız insanlar ile yakacağı olmayan yiyeceği bulunmayan fakir fukara insanlar için bir çile gibi görünse de farklı bir yönü de kış yeni bir uyanışın yeni bir doğuşun sancılarıdır. Kış ayı her bakımdan zorlu ve zorlukları içinde hiç şüphesiz barındırıyor. Mevsim olarak olması gerektiği gibi oluyor. Kar yağıyor,dondurucu soğuklar rüzgar ve fırtınaları la geçiyor ve bunlar yeni bir hayat için hazırlıklardan başkası değildir. Birde kış birden bire ben geldim de demiyor. Önceden kendisinin geleceğinin haberini ve hazırlıklı olmamızı ve bunun gerekli olduğunu bizlere defalarca hatırlatıp öyle geliyor.
Kış ayının keyfi yok değil yani helede sobanın üzerindeki kestanede ve kardan adamın zevkine de diyecek yok. Çocukların tahtadan yaptıkları kızaklarla tepeden aşağıya kayarken attıkları sevinç çığlıkları görülmeye değer. Sabahları pencereyi açıp baktığında bembeyaz örtüsüne bürünmüş doğanın üzerindeki kar ne biraz fazla ne de biraz eksik bu nasıl bir ölçü, ayar ve bu ne güzellik yarabbi dememek elden değil. Tabi bunları da görmek lazım bakarken ve bu güzelliklere tefekkür etmek ve şükür unutmamak
Kışın yağmazsa yağmur tabiat beyaz örtüsüne bürünmezse akar sular akmasa doymasa toprak yağmura, bizim halimiz nice olur. Mevla ne eylerse güzel eyler kışı da bize güzel eylemiştir. Hiç şüphesiz bize düşen şükredip etrafımıza bakıp ihtiyaç sahipleri varsa onlara kol kanat germek tütmeyen paçalarını tüttürmek sokak da titreyen yürekleri ister insan ister hayvan olsun duymak hissetmek ve ısıtmaktır. Bizlere de bu yakışır.
Ömer YILMAZ







