ÖMER YILMAZIN KALEMİNDEN--İLKBAHAR
Günler haftaları,haftalar ayları, aylar mevsimleri kovalayıp dururken bir bahara daha eriştik ve bahardan yaz mevsimine geçeceğiz
Günler haftaları,haftalar ayları, aylar mevsimleri kovalayıp dururken bir bahara daha eriştik ve bahardan yaz mevsimine geçeceğiz. İlkbahar her zaman beni derinden etkilemiştir. Oysa başka mevsimlerde olmasına rağmen en çok etkilendiğimiz mevsim ilkbahar olur.
İlkbahar sadece bir mevsimsel değişim olmaktan öte insanın kanını canını ve şevkini canlandıran kıpırdatan bir içgüdüsel değişimin adıdır kanımca . İlkbahar ile birlikte ölü toprak ve tabiat yeniden canlanır. Yeniden var olur yeniden varoluştur ilkbahar.
İlkbahar geldiğinde doğanın güzelliği ve canlılığını adeta yüreğimizde hissetmeye başlarız bir kış boyunca evin içine mahkum olan insanlar kendilerini nasıl dışarıya atacağını tabiatla buluşacağı heyecanını yaşar durur. Haksız da değildir, insanoğlunu yeniden uyanan yeryüzünün nebat ve canlıları cezbe der. Yeni sürgün vermiş bir ağacın sürgününün dünyaya merhaba deyişi ile yeni doğmuş bir kuzunun sevinç ve zıplayışları arasında hiçbir fark yoktur. Yeni açmaya yüz tutmuş tomurcuklar ile topraktan çıkmaya çalışan köstebeklerin sevinçleri aynıdır. Sararmış yok olduğuna sandığımız çimlerin birden bire bütün doğayı yeşile boyamalarına ne demeli; Nasıl olduğu birden bire diyesi gelir insanın. Çiçekler ağaçların yeni yeni oluşan yaprakların arasında nazlı nazlı duruşları, sonraları da büyüyüp çağala olmaları var ya yakar insanı.
İlkbaharı doya doya yaşadığınız mı hiç, yada başka bir ifade ile taze çıkmış soğan yaprağını yufka ekmeğine haşlanmış yumurta ile sarıp yediniz mi? Helede bunun içine birkaç sarımsak yaprağı koyup yemediyseniz ilkbaharı yaşamamışsınız demektir. Çimlerde yalın ayak konuşmadınız sa, pantolonunuz veya diziniz çim yeşili ile boyanmadı ise, yaşamamışsınız ilkbahar o zaman hiç, hem de hiç yaşamamışsınız yazık ki yazık. Yine tutam tutam mor menekşe toplayıp elinde deste ile annene yada öğretmenine koşa koşa göndermediyseniz, taşların arasında çiğdem toplanamadıysan eğer ben ne diyeyim sana. Şimdi sen nazlı nazlı, için için yağan yağmurun altında top koştururken de ıslanmamış san nasıl yaşadım ilkbaharı dersin, ilkbahar bunlar la hafızamızda kaldı maziden bugüne.
Heyhat ki şu apartman hayatı var ya, birçok güzelliklerimizi, sevinmemizi elimizden aldığı gibi tabiat sevgimizi de ne yazık ki yok edip duruyor. Toprağa hasret olduğumuz bir ortamda çimlerin üzerinde gezip tozmak nerede kaldı, çocuklarımız ve torunlarımız açısından ne kadar üzülsek yeridir. Bizler bu bakımdan şanslı nesil sayılırız. Bu durum İdarecilerce görmemezlikten gelinmemeli, yeşil alan ve şehir içinde ormanlık alanlar piknik alanları imar planlarında yeteri kadar ve büyüklükte yer almalıdır. İmar planlarında oluşan yeni imar durumlarında bunlar kesinlikle gözardı edilmemelidir.







