Makale

ÖMER YILMAZ'IN KALEMİNDEN--GÖNÜL ALMA

GÖNÜL ALMA   İnsanoğlu olarak değerli bir varlığız

ÖMER YILMAZ'IN KALEMİNDEN--GÖNÜL ALMA
GÖNÜL ALMA   İnsanoğlu olarak değerli bir varlığız. Mevla bizi yeryüzünün halifesi kılmış ve kainatı bizim emrimize vermiştir. Bize de bunu bilerek bu bilinçle birbirimizi sevip saymak ve birbirimize değer vermek düşer. Elbetteki bunu yapmalıyız ve yapmaya da gayret sarf etmeliyiz.   Bunun yapılamayacak bir yanı yok çok basit yeter ki yaklaşımız da samimi ve içtenlik olsun. Birbirimizi görmek, gözetmek, iyi günde kötü günde yanında olmak uzağa gidince unutmamak ve kendini unutturmamak zor mudur. Elbetteki hayır, bunların olmaması için hiç bir neden yok. Zira yorgan gitti kavga bitti misali olunmamalı. Her zaman ve her koşulda dostluk,samimiyet ve insanlık devam etmelidir.   Bazen küçük bir jestten öyle mutlu öyle memnun oluyoruz ki bazende önünde bizi eğecek olaylar karşısında dimdik duruyor garip davranıyoruz. İşte bu noktadan zaman zaman birbirimize karşı yaptığımız iyilik ve jestler aramızdaki samimiyet ve ve sevgi bağların güçlenmesine o kadar katkıda bulunur ki sanki dostluk ve kardeşliği yeniden inşa eder gibi oluruz, bunlar basit görüp hafife almamalıyız.Dostumuza,komşumuza yada arkadaşımıza yerine ve mevsimine göre verilecek/salınacak ufak bir hediyenin verdiği mutluluğun tarifi yok gibidir.Bu gibi şeyler maddi değeri ile ölçülmez bunun manevi değerine de paha biçilmez. Peki bu nasıl olur bu jest ve fedakarlıklar bizi bu denli mutlu eder. Çünkü kültürümüzde var olan yarım elma gönül alma misali bu jestler gönlümüzü fetheder de artar bile. İşte bunun formülü; Bize kolay olan işler ve işlemler bir başkasına zor olabilir, yada bizim yanımızda bolca bulunan bir değere başkası ihtiyaç duyabilir. İşte bu anlamda ve bu noktada bize kolay olanların karşımızdakinin zor olan sorunu gidermek, yanımızda bulunan ve sahip olduğumuz mevsimlik yöresel yada özel bir sebze/meyve vs bir nimeti uzaktakilerde tadımlık da olsa sebeplendirmek gibi jestler inanın hiç bir zaman unutulmaz. Bu na örnek olarak komşum Şenol’un memlekette gönderdiği bir koli kayısı ile yaptığı jesti unutmak mümkünmü? Kardeşim Azizi’in bize ulaştırdığı o kayısının her tanesinin tüketiminde o insanlarla adeta oradaymış gibi gönül köprüsü kurarken bir başkasına da ikramında övünerek gururlanarak bunu bana komşum gönderdi diyerek de gurur ve iftihar duymak gibi bir güzellik var mıdır acaba. İkram,hediye ve yardımlaşmak insan olmanın bir gereği bir yana komşu akraba can ciğer arkadaş,kardeş olmanın olmazsa olmazlarıdır. Bunu unutmayalım ve bu doğrultudan yardımlaşmayı da ihmal etmeyelim. Bize kolay olanı, ihtiyacı olana da kolay kılarak güzeli dahada güzel yapıp kalbimizi yumuşatıp sevelim sevilelim.