Ömer Yılmazın kaleminden--Emekli Adalet Bekliyor

Ekonomi - 3 saat önce

Emekli Adalet Bekliyor

Geçen gün Cumhurbaşkanımız yaptığı açıklamada, 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Teklifi’nin önceki hafta TBMM’ye sunulduğunu; bütçe giderlerini 27 trilyon 276 milyar lira, gelirlerini ise 23 trilyon 408 milyar lira olarak hesapladıklarını söyledi.

Sayın Cumhurbaşkanımız, bütçeyle toplumsal refahı artırmayı, makroekonomik istikrarı korumayı ve dezenflasyon sürecini hızlandırmayı amaçladıklarını ifade etti. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracatın güçlendirilmesinin de öncelikler arasında bulunduğunu kaydetti.

Yapılan açıklamada, “2027 bütçesinde başımızın tacı olan emeklilerimizin durumunu biraz daha iyileştirecek mali imkânları oluşturuyoruz. Bunun için ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeyi adalet ve hakkaniyet çerçevesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisimizin de takdiriyle, sene sonuna kadar hayata geçirmeyi ümit ediyoruz.” dedi.

Erdoğan’ın açıkladığı bütçe rakamlarına göre Millî Eğitim Bakanlığına 2 trilyon 459 milyar lira, yükseköğretim dâhil eğitime toplam 3 trilyon 747 milyar lira ayrıldığı ve eğitimin bütçede yüzde 13,7 pay aldığı; sağlık hizmetlerine 2 trilyon 134 milyar lira, Sosyal Güvenlik Kurumu harcamalarıyla birlikte toplam 4 trilyon 532 milyar lira ayrıldığı belirtilmiştir.

Tarım için 1 trilyon 305 milyar lira, savunma ve güvenlik harcamaları için toplam 3 trilyon 454 milyar lira ayrıldığını açıklayan Erdoğan’ın ifadelerinden, yatırımlara tahsis edilen kaynağın ise 2 trilyon 849 milyar lira olduğu anlaşılmaktadır.

Şimdi, 2027 yılı bütçesi içinde en yüksek payın Millî Eğitime ayrılmış olması elbette ki olumlu bir gelişmedir. Zira en iyi yatırım, insana yapılan yatırımdır. Eğitim, geleceğimizi şekillendiren yegâne çare ve tek yoldur. Bu yolun yolcuları olan özellikle çocuklarımız, geleceğimizin teminatıdır.

Diğer bir önemli husus da emekliler için ortaya konulan iradedir. Geç kalınmış, toplumda derin yaralar açmış ve acil çözüm bekleyen emeklilerin yaşam standartlarının bir an önce düzeltilmesi, yerinde ve ivedilikle yapılması gereken en önemli iştir. Bu konuda gereken yapılmalıdır. Yapılmalı da hak ve hukuk gözetilerek yapılmalıdır. Asgari emekli maaşı hesabıyla emekliler arasındaki hizmet, prim, unvan, kariyer ve makam farkları sıfırlanmamalıdır. 40 yılın üzerinde hizmeti olan, unvan ve makam sahibi, en üst basamakta prim ödemiş bir emekli ile bu kriterlere sahip olmayan bir emekli arasındaki farkı da hakkaniyetle gözetmek ve korumak gerekir. Eğer bu gözetilmezse adaletli davranılmamış olunur.

Unutmamak gerekir ki eşitlik, adalet değildir. Eşitlik, herkesin hiçbir ayrım gözetilmeksizin aynı miktarda kaynak, hak veya fırsata sahip olmasıdır. Adalet ise herkese hak ettiği ölçüde yaklaşılmasıdır. Umarız ki bu temel kurala riayet edilerek emeklilerin mali durumları düzeltilir.

Diğer tarafta emekli; kızgın, dargın, çaresiz ve ümitsiz durumdadır. İçine düştüğü bu vahim ve acınası durumdan kurtulması ve hak ettiği refaha kavuşması ya da kavuşturulması, idarecilerin boynunun borcudur. Bunu sağlarken de popülist politikalarla emekli sayısının korkunç seviyelere ulaştırılmış olmasının arkasına hiç kimse saklanmasın.

Bizden söylemesi...

 

Günün Diğer Haberleri