TSO Başkan Adayının Rotası Neresi?
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine sayılı günler kala, başkan adaylarının sahadaki çalışmaları da daha fazla dikkat çekmeye başladı.
Bu süreçte adayların kimlerle görüştüğü, hangi kesimlerle bir araya geldiği ve seçim kampanyalarını hangi zeminde yürüttüğü, hiç şüphesiz kamuoyunun değerlendirmesine açık.
Son günlerde MTSO Başkan Adayı Mahmut Boyraz’ın siyasi partilerin il başkanlarıyla, üniversite rektörleriyle ve çeşitli kurumların temsilcileriyle gerçekleştirdiği ziyaretler dikkat çekiyor.
Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat ve Birlik Vakfı Malatya Şube Başkanı Mehmet Yıldırım’a yapılan ziyaretler elbette kendi başına eleştirilecek ziyaretler değil. Bir başkan adayının şehrin farklı kesimleriyle görüşmesi son derece doğal.
Ancak burada asıl sorulması gereken başka bir soru var: Bir Ticaret ve Sanayi Odası başkan adayı, seçim döneminde öncelikle kimin kapısını çalmalı?
Esnafın mı, sanayicinin mi yoksa daha çok kurumların ve siyasi aktörlerin mi?
Çünkü Ticaret ve Sanayi Odası, siyasi bir yapı değil, şehrin ticaret ve sanayi hayatını temsil eden bir meslek kuruluşu.
Dolayısıyla başkan adayının seçim kampanyasının merkezinde de doğal olarak iş dünyası, esnaf, sanayici ve oda üyeleri bulunmalı.
Bugün Malatya’da binlerce işletme deprem sonrası yeniden ayağa kalkmaya çalışıyor. İşyerleriyle ilgili sorunlar, finansmana erişim, yüksek maliyetler, istihdam, ihracat, nitelikli eleman, yeni yatırım alanları ve üretimin sürdürülebilirliği gibi onlarca başlık iş dünyasının gündeminde.
Hal böyleyken, bir başkan adayının sahadaki ağırlığının nerede olduğu önem taşıyor.
Üyelerin kapısını çalmak, onların sorunlarını dinlemek, sanayi tesislerine gitmek, küçük esnafla aynı masaya oturmak, ihracatçının problemini yerinde görmek ve “Oda yönetimine geldiğimizde ne yapacağız?” sorusuna doğrudan üyelerin karşısında cevap vermek, bir TSO seçim kampanyasının temelini oluşturmalı.
Siyaset mi, oda başkanlığı mı?
Mahmut Boyraz’ın daha önce AK Parti’den milletvekili aday adayı olması da kamuoyunun bildiği bir siyasi geçmiş.
Bu durum elbette bir kişinin TSO başkanlığına aday olmasına engel değil. Ticaret ve Sanayi Odası başkanlığına aday olan herkesin siyasi geçmişi olabilir.
Ancak tam da bu nedenle, seçim dönemindeki çalışmaların siyasi bir kampanya görüntüsünden uzak tutulması daha da önem kazanıyor.
Çünkü mesele kişinin siyasi geçmişi değil; bugün hangi kimlikle yola çıktığıdır.
Eğer hedef TSO Başkanlığı ise, kamuoyunun görmek istediği de siyasi kimliklerden çok oda başkanlığı vizyonudur.
Bu nedenle ziyaretlerin niteliği kadar, ziyaret edilen kesimler de önem taşıyor.
Bir TSO başkan adayının siyasi parti il başkanlarını ziyaret etmesi elbette mümkündür. Üniversite rektörleriyle görüşmesi de mümkündür. Ancak bunların yanında, hatta seçim kampanyasının ağırlık merkezinde oda üyesinin bulunması gerekir.
Aksi halde kamuoyunda ister istemez şu soru oluşur: “Bu çalışma bir TSO başkanlığı kampanyası mı, yoksa siyasi bir çalışma mı?”
Seçim yarışının kazananı kim olursa olsun, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın ihtiyacı siyasetin değil, ticaretin ve sanayinin gündemini büyüten bir anlayıştır.
Çünkü TSO başkanlığına giden yol, siyasi koridorlardan değil, üyelerin gönlünden ve güveninden geçer.



















