Maziden Atiye Uzanan Köprü Olmak…
Maziden atiye uzanan bir köprü olabilmek, Yahya Kemal’in değişiyle “kökü mazide, ufku atide” olabilmek…
Mazinin engin denizlerinde yüzebilmek ama ummanı ırmağa bağlamamak. İslami değişiyle ne ifratın içerisine girmek ne de tefritin içerisinde bocalamak, her zaman orta yolu bulabilmek…
Günümüzde ya ifratın içerisindeyiz, ya da tefritin. Artık orta yolu unutur olduk. Bazılarımız Cemil Meriç’in ifade ettiği gibi: ‘Açılmayan bir kitap gibi; küskün ve biçare” bazılarımız çılgın sevgilerin ve şuursuz kinlerin bataklığında bocalayan muhterisler gibi ihtiraslı ve narsist…
Toplumu, kültürü, geleneği, göreneği, geçmişi, dini duyguları, daha doğrusu bizleri biz yapan her duygu 1789’un şuursuz Fransız İhtilali’nde ya inkar edildi ya da reddedildi. Dünya bu tarihten itibaren eski dünya olmadı. Her şeyin reforme edilmesi bakımından ifrit, her türlü değerin reddedilmesi bakımından tefrit olan bir sürece yuvarlandık.
Her tez kendi antitezini oluşturdu. Her şeyi reforme etmek isteyen bir ihtilalin karşısında, Edmund Burke’nin tedrici değişimi savunan Muhafazakarlık anlayışı bir antitez oluşturdu.
Günümüze kadar halen bir senteze ulaşamadık. Bazılarımız topyekün atiye odaklanırken, bazılarımız topyekün mazinin içinde kalmayı tercih etti. Kimimiz tarih ile uyutmayı seçerken, kimilerimiz ati üzerinde sürekli uyuya kalmayı tercih etti.
Bulmamız gereken bir orta yoldu, biz ‘orta yolu” bile çıkmaz sokaklara isim olarak verdik.
Bizler yaşayan insanlarız ve toplumlar dinamiktir. Dinamikliğini kaybeden her toplum, toplum olma vasfını yitirmiş ve İbn Haldun’un değişiyle ölüm sürecinin içerine girmiştir. Bizler dinamik bir toplumun mensupları olarak, ne ölüler tarafından yönetilen yaşayan insanlar olmayı kabul etmeli ne de mazinin üzerine toprak atıp, topyekün reddetmeye razı olmalıyız.
Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet payidar kılacak olan da geçmişi unutmadan geleceğe bir maraton koşucusu edasıyla koşmaktır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti tüm insanlarıyla beraber buna vazifeli ve büyük genç potansiyeli ile buna mecburdur.
Bizler kökü mazide olan atileriz ve öyle de kalacağız…




















