Kültür Ve Sanat

Ömer Yılmazın -Kaleminden evin kitap evi ve matbaası

Ömer Yılmazın -Kaleminden evin kitap evi ve matbaası

Evin Kitapevi ve Matbaası

Bugün bu köşemde değerli okurlarıma dönemin en popüler kırtasiye ve matbaası olan Evin Kitabevi ve matbaasının sahiplerinden bahsedeceğim.

Malatya'mızda hiç şüphesiz bazı iş kollarında öne çıkan şahıslar, işletmeler, serbest meslek erbapları vardır ve olmuştur. İşte onlardan biriside Evin Kitabevi ve Matbaası sahipleri merhum Muzaffer ve Yılmaz Güçlü kardeşlerdir. Kitapevleri Kışla Caddesinin üst tarafında ( Ticaret Lisesine doğru) matbaaları da caddenin alt tarafında (Belediyeye doğru) bodrumda bulunmaktaydı.

Muzaffer ve Yılmaz kardeşler aslen Hatay'lı olup şehrimize çok eskilerde göç etmişlerdi. Eskide kolların üzerine alınan gazeteler cadde ve sokaklarda bağırılarak satılırken, Muzaffer Kışla Caddesinin eski Ticaret Lisesi'nin oradan Belediyeye doğru "Geldi geldi gazeteler Hürriyet, Milliyet, Tercüman" diye bağırarak sattığı ve üst başta bağırdığında sesinin ta Emeksizde duyulduğu söyleniyordu. Daha sonra iki kardeş önce Kitabevi ve daha sonrada matbaa açtılar.

Genellikle Muzaffer Kitabevi ile ilgilenirken Yılmaz'da matbaa ile ilgilenir ve işleri takip ederdi. Kitabevinin arka tarafında bir adet sallama pedal ile Yılmaz kartvizit , davetiye gibi ufak çaplı matbaa işlerini önceleri yapardı. Daha sonra açtıkları matbaaya günü şartlarına göre modern makinalar getirterek kısa sürede Malatya'nın sayılı büyük Kitabevi ve matbaası oldular.

Muzaffer'in kendine özgü davranışları ile ciddi bir duruşa sahipti. Tenkidi genellikle "Allah'ını öptüğüm" şeklinde olurdu. Matbaanın çalışanı olmam nedeniyle yakınken tanıdığım bu kardeşler dükkanlarını erkende açar ve işlerini takip ederek disiplinli bir çalışma sergilerlerdi. Lise yıllarımda yarım gün okula gidip kalan yarım günü de matbaada çalışmak üzere beni işe almış ve askere gidene kadar da burada çalışma imkanım olmuştu. O yıllarda hiç bir matbaa işletmecisi bu şartlarda kimseyi işe almak istemese de orada çalışan dayım Hasan Küçük ‘ün talebi üzerine beni işe almıştı. O yıllarda lise eğitimini tamamlamamda bu işte çalışmış olmak en büyük rolü oymamıştır. Bir yıl karnemde not durumumun aynı okula gittimiz oğlu Hasan'dan iyi olduğunda bir haftalık fazla para vererek oğluna "Allah'ını öptüğün bak buna diye" serzenişte bulunmuştu. Hasan da bizimle beraber çalışır hiç bir zaman patronun oğlu modunda gitmezdi. Tam tersi matbaaya gelen ağır birinci hamur kağıtları bizzat kendi taşırdı.(Allah rahmet eylesin erkende o da vefat etti.)

Muzaffer iş takibi ve müşteri ilişkileri ile bu günün pazarlama tekniklerini en iyi bilen ve uygulayandı.

Yılmaz daha çok esprili ve güler yüzlü bir yapısı olmakla beraber matbaacılıkta bilgi sahibi ve ustaydı.

Evin matbaası günün şartlarına göre en donanımlı bir işletme niteliğinde olup 10 kişiye yakın işçi çalışarak baskı, cilt ve hazır matbu evrak satışı yapılması nedeniyle aranan bir işletme niteliğinde faaliyeti vardı.

Daha sonra Muzaffer'in vefatı üzerine oğlu Hasan ve Selçuk aynı isimle matbaayı devam ettirmişseler de Hasan'ın da vefatı ve daha sonra deprem nedeniyle matbaanın zarar görüp binanın yıkılmasından sonra oğlu Tolga yeniden matbaaya işlerlik kazandırmıştır. Kitapevi de kapanmış Yılmaz'ın oğlu Tamer kendi çapında matbaacılığı sürdürmektedir.

Malatya'nın bir dönem aranan ve bulunmayan kırtasiye malzemesi için adres niteliği taşıyan Evin Kitapevi ve matbaası sahiplerini bu vesile ile rahmetle anıyorum. Zaman her şeyi değiştiriyor. Lakin yapılan iyilikler unutulmuyor. Beni yarım gün işe alarak eğitimime katkı sunan bu kardeşleri bir kez daha bu vesile ile rahmetle anıyorum. Ayrıca matbaada birlikte çalıştığım ve ahirete intikal etmiş olanları rahmetle anarken hayatta olan başta dayım Hasan Küçük, Cüneyt Oker, Vahap, Erkan ustalara da sağlık ve sıhhat diliyorum.