İstanbul’ Un Fethi Ve Gönül Sultanları
29 Mayıs, İslam tarihinde büyük ve anlamlı bir gündür
29 Mayıs, İslam tarihinde büyük ve anlamlı bir gündür.
Sevgili Peygamberimizin müjdesine nail olabilmek için hemen her dönemde büyük taarruzlar gerçekleştirildiği halde bu tarihten önce hiç kimseye ve hiçbir orduya nasip olmayan büyük Fetih, 568 yıl önce bugün gerçekleşti.
Ülkemizin kalbi, en güzel ve tarihi bir kenti olan İstanbul; zor bir mücadele sonunda Osmanlı Padişahı Sultan Mehmet’ in üstün kabiliyeti sonucu Bizanslıların elinden bugün alındı.
Bu yolda yüzlerce şehid verdiği halde azminden ve kesin kararından dönmeyen yedinci Osmanlı Padişahı Sultan Mehmed, “Fatih” ünvanını alarak Resulullah(s.a.v)ın; “Konstantiniyye (İstanbul), mutlaka feth edilecektir. Onu feth eden kumandan ne güzel kumandan ve onu feth eden asker ne güzel askerdir” müjdesine bugün nail oldu.
İşte bu sebeple 29 Mayıs, millet olarak sevinç ve mutluluk günümüzdür. Bu konu her yıl 29 Mayıs günü hemen bütün gazete, dergi ve TV’ lerin ana haberini teşkil eder.
Millet olarak maziyi hatırladıkça, ecdadımızın bize emanet edebilmek için nasıl canlarını kurban, kanlarını da sebil ettiklerini düşündükçe aynı heyecanı yaşar, cihad aşkı bütün ruhumuzu alev alev sarmaya başlar.
Şu cennet misali ülkemizde rahat ve huzur içinde yaşamamızı nasip eden Allah’ a şükreder, büyük bir mücadele ile canları pahasına bu ülkeyi bize emanet eden ecdadımıza hayır dualar ederiz.
Tarihi çok eskilere dayanan İstanbul, Konstantin tarafından kurulmuştur.
Bu sebeple Fatih’ in İstanbul’ u fethine kadar ismi “Konstantiniyye” olarak kalmıştır. Yıllarca Bizans’ ın başkenti ve Bizans medeniyetinin merkezi olan bu şehir Asya ile Avrupa arasında bir köprü konumundadır.
İşte bunun içindir ki, doğu ve batının ilgisini çekmiş ve defalarca şiddetli mücadeleye sahne olmuştur.
İstanbul çeşitli milletlerce 29 defa kuşatılmış, ancak fetih, 29 ncu kuşatmada, Osmanlı Türklerine ve 21 yaşındaki Sultan Mehmet’ e nasip olmuştur.
İstanbul’ u ilk fetih teşebbüsü, Emeviler döneminde olmuş, ancak ordu başarılı olamamıştı. Ebu Eyyub el Ensari de bu muhasara esnasında, surların yanında savaşırken şehit olmuştur. İstanbul’ un fethinden sonra mezarı Fatih tarafından bulunmuş ve kendisi için bir türbe-camii yaptırmıştır. Bu yer, günümüzde “Eyüp Sultan Camiisi ve Türbesi” olarak bilinmektedir.
Emevilerden sonra, Halife Velid ile Abdü’l-Melik’ in oğlu Halife Süleyman da, İstanbul’ un fethi için teşebbüs etmişlerse de başarılı olamamışlardır.
Prof. Dr. Bayram ALTAN




















